REAL MADRID’DE TARİHİ HEZİMET VE ARDA GÜLER GERÇEĞİ

Madrid derbisinde yaşananlar, sadece bir futbol maçından çok daha fazlasıydı. Atletico Madrid taraftarlarının coşkusu, sahada oynanan sert ve hızlı oyun ve sonunda gelen 2-5’lik skor Real Madrid için unutulması güç bir geceye dönüştü. Santiago Bernabéu’nun sessiz tribünleri, Real’in bu denli dağınık ve isteksiz görüntüsüne uzun yıllar tanıklık etmemişti. Ancak bu kaosun ortasında parlayan tek bir isim vardı: Arda Güler.
Maç sonrası düzenlenen basın toplantısında teknik direktör Xabi Alonso’nun sözleri adeta İspanya basınına bomba gibi düştü. Normalde sert disiplin anlayışıyla bilinen Alonso, oyuncularını hedef alan eleştirilerde bulundu. “Böylesine bir derbide sahada savaşmadan, formanın ağırlığını hissetmeden oynarsanız bunun adı Real Madrid futbolu olmaz. Taraftarlarımız böyle bir görüntüyü hak etmiyor” diyerek özellikle savunmadaki dağınıklığa ve orta sahanın kayıplara karışmasına dikkat çekti.
Fakat Alonso’nun konuşmasının asıl çarpıcı bölümü Arda Güler hakkındaki sözleriydi. Genç Türk yıldız, 20 yaşında olmasına rağmen sahanın en diri, en istekli ve en yaratıcı oyuncusu olarak dikkat çekmişti. Birçok futbol otoritesine göre skor tabelası farklı olsa da Real Madrid’in tek olumlu yanı Arda’nın cesur oyunu ve bitmek bilmeyen mücadelesiydi. Xabi Alonso da bunu görmezden gelmedi. “Bugün sahada bir kişi gerçekten Real Madrid ruhunu taşıdı, o da Arda Güler’di. Skor ne olursa olsun, son düdüğe kadar savaşan bir futbolcuyu görmek bana umut verdi. Onun performansını özellikle korumak ve vurgulamak istiyorum” sözleri salonda buz gibi bir sessizlik yarattı.
Alonso’nun bu çıkışı, hem soyunma odasında hem de medyada büyük yankı uyandırdı. Bir yandan teknik adamın sert eleştirileri nedeniyle bazı futbolcuların morali bozulurken, Arda’ya gösterilen bu açık destek genç yıldızın kulüp içindeki konumunu daha da güçlendirdi. İspanyol spor basınında “Arda, Alonso’nun yeni güvencesi mi olacak?”, “Türk Messi” manşetleri atıldı. Taraftarlar ise sosyal medyada Arda için övgü dolu mesajlar paylaşırken, takımı topa tutmaktan da geri kalmadılar.
Maçın özetlerine bakıldığında Arda Güler’in 90 dakika boyunca oyunu yönlendirmeye çalıştığı, sık sık takım arkadaşlarını ileri çıkmaya teşvik ettiği görülüyor. Özellikle 65. dakikada rakip yarı sahada yaptığı çalımlar ve yarattığı pozisyon, Bernabéu tribünlerinde kısa süreli de olsa alkış tufanı kopardı. Taraftarlar için bu an, Real Madrid’in gelecekte hala umut taşıdığının bir işaretiydi.
Atletico cephesinde ise sevinç büyüktü. 2-5 gibi tarihi bir skorla ezeli rakiplerini deplasmanda yenmek, onların hafızasında uzun süre yer alacak. Ancak Real Madrid için bu mağlubiyet sadece bir skor değil, aynı zamanda bir kriz alarmıydı. Xabi Alonso’nun “bazı şeylerin değişmesi gerekiyor” mesajı, önümüzdeki günlerde radikal kararların alınabileceğinin sinyalini verdi.
Sonuç olarak, derbi Real Madrid için kara bir gece olarak tarihe geçerken Arda Güler’in performansı karanlık içinde parlayan bir ışık oldu. Genç oyuncunun gösterdiği direnç ve yetenek, sadece Real taraftarlarına değil, tüm futbol dünyasına onun geleceğin en büyük yıldızlarından biri olabileceğini bir kez daha hatırlattı. Şimdi herkesin merak ettiği tek soru var: Arda Güler bu çıkışıyla Real Madrid’in yeni lideri mi olacak, yoksa takımın krizinde kaybolup gidecek mi?