🔥 2026 Dünya Kupası Elemeleri öncesi Türkiye’de büyük kriz! Teknik direktör Vincenzo Montella, kimsenin beklemediği bir anda üç önemli yıldızı milli takım kadrosundan çıkardı. Karar, özellikle taraftarlar arasında adeta bir şok etkisi yarattı. Montella, basın toplantısında kararını açıklarken yalnızca kısa bir cümleyle yetindi: “Disiplin, milli formanın en kutsal şartıdır.” Ancak bu sözlerin ardında çok daha derin bir hikâye olduğu kısa sürede ortaya çıktı.

Montella’nın kadro dışı bıraktığı üç oyuncunun isimleri açıklandığında sosyal medya adeta patladı. Taraftarlar ikiye bölündü. Bir grup teknik direktörü desteklerken, diğer grup bu kararın “takım içi huzuru bozan bir intikam hamlesi” olduğunu savundu. En dikkat çekici tepki ise genç yıldız Arda Güler’den geldi. Real Madrid forması giyen bu genç futbolcu, Montella’nın kararına açıkça karşı çıktı ve herkesi şaşkına çeviren tek bir cümle kurdu:
“Milli forma ceza değil, aidiyettir.”
Bu söz, Türkiye Futbol Federasyonu binasında deprem etkisi yarattı. Basın, televizyonlar ve spor yorumcuları, gün boyunca yalnızca bu olaydan bahsetti. Bazı gazeteciler, Montella ile Arda Güler arasında uzun süredir süren bir fikir ayrılığı olduğunu iddia etti. Hatta bazı kaynaklara göre, son milli kamp döneminde Arda, antrenman temposu ve oyuncular arası iletişim konusunda Montella’ya açıkça eleştirilerde bulunmuştu.
Takım içinden sızan bilgilere göre, Montella bu davranışı “otoriteye meydan okuma” olarak gördü ve o günden beri bazı oyuncularla arasına mesafe koydu. Özellikle Avrupa kulüplerinde oynayan genç futbolcular, Montella’nın “eski tarz disiplini”ne tepki gösteriyordu. Ancak İtalyan teknik adam, kararından geri adım atmadı.
Bu olayın hemen ardından Arda Güler’in sözleri, takım içinde büyük bir tartışmayı ateşledi. Bazı oyuncular Arda’yı desteklerken, bazıları teknik direktörün yanında durdu. Türk medyası bunu “ikiye bölünmüş milli takım” olarak manşetlerine taşıdı. TFF ise konuyla ilgili acil bir toplantı düzenledi. Gecenin ilerleyen saatlerinde yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“Milli takımın birliği her şeyin üzerindedir. Herkesin görevi, ülkesini temsil etmektir.”
Ancak bu açıklama, yangını söndürmek yerine daha da büyüttü. Sosyal medya kullanıcıları, Montella’nın artık takımı kontrol edemediğini ve oyuncular arasında güvenin sarsıldığını yazdı. Bazı taraftarlar, İtalyan hocanın yerine yerli bir teknik direktörün getirilmesi gerektiğini savundu.
Bu gergin atmosferde Türkiye, Dünya Kupası elemelerinde Gürcistan ve Bulgaristan ile karşılaşmaya hazırlanıyor. Ancak sahadaki performanstan çok, kulislerdeki kaos konuşuluyor. Futbolseverler merak içinde: Montella üç yıldızını affedecek mi? Arda Güler, bu olaydan sonra milli formaya nasıl dönecek?
Birçok spor yazarı, bu olayın yalnızca bir “disiplin meselesi” değil, aynı zamanda Türk futbolundaki kuşak çatışmasının simgesi olduğunu söylüyor. Genç jenerasyon özgürlük ve iletişim isterken, Montella hâlâ katı hiyerarşi ve itaati savunuyor.
Son olarak, Arda Güler’in yakın çevresi, genç yıldızın hâlâ milli takımı temsil etmek istediğini ama “saygının tek taraflı olamayacağını” düşündüğünü belirtti.
🔥 Bu krizin perde arkasında neler var?
Futbol kamuoyu nefesini tutmuş durumda. Türkiye’nin Dünya Kupası yolculuğu başlamadan önce yaşanan bu sarsıntı, takımın geleceğini nasıl etkileyecek?
👇 Tüm detaylar ve taraftar yorumları aşağıda tartışılıyor…