Manchester United, Real Madrid’in genç yıldızı Arda Güler’i transfer etmek için gizli bir operasyon başlattığında futbol dünyası nefesini tuttu. İngiliz devi, bu hamleyi sezonun en büyük sürprizi olarak planlıyordu. Yönetim, teknik ekip ve menajerler günlerdir bu transfer için aralıksız çalışıyordu. Amaç, Arda’yı Premier League’e getirip hem sportif hem de ticari anlamda büyük bir bomba patlatmaktı. İngiliz basınına göre United, Real Madrid’e 85 milyon euro civarında bir teklif hazırlamış, hatta oyuncunun temsilcisiyle ön görüşme bile yapmıştı. Her şey adım adım ilerliyordu, ta ki o telefon görüşmesine kadar

Madrid’de bir sabah Florentino Pérez’in telefonu çaldı. Arayan, Manchester United yönetiminden üst düzey bir isimdi. Teklif saygılı ama kararlı bir tonda iletildi. “Başkan Pérez, biz Arda Güler’in potansiyeline inanıyoruz. Onu geleceğin yıldızı olarak görüyoruz. Real Madrid’in planları ne olursa olsun, bizim teklifimiz açık ve cömert.” O an odada bir sessizlik oldu. Pérez hafifçe gülümsedi. Bu gülümseme, Real Madrid tarihini bilen herkesin tanıdığı o klasik Florentino gülümsemesiydi — kibirli değil ama kesin, soğukkanlı ama ezici. Ve sonra yavaşça şu cümleyi kurdu: “Biz oyuncu satmayız, efsane yaratırız.”
Bu söz, yalnızca bir cevap değil, bir manifesto gibiydi. Arda Güler’in Real Madrid’de kalacağını değil, aynı zamanda kulübün değerlerini hatırlatıyordu. Çünkü Madrid için bir oyuncu yalnızca bir isim ya da istatistik değildir. Real Madrid, yıldız yaratır — ve o yıldızlar efsanelere dönüşür. Pérez’in bu yanıtı kısa sürede İspanyol basınında manşet oldu. Marca, “Pérez’in sözleri Old Trafford’u dondurdu” başlığıyla haberi duyurdu. İngiliz gazeteleri ise bu tepkiyi “soğuk bir duvar” olarak nitelendirdi.
Manchester United cephesi ise şaşkına dönmüştü. Çünkü onlar Real Madrid’in para karşısında en azından görüşmeye açık olacağını sanıyorlardı. Ancak Florentino Pérez, Arda Güler’e olan inancını sezon başından beri gizlemiyordu. Genç Türk oyuncu sakatlıklar ve yoğun rekabet yüzünden henüz düzenli forma bulamamış olsa da, antrenmanlardaki disiplini ve yeteneğiyle teknik ekipten tam not almıştı. Xabi Alonso’nun da oyuncuya büyük bir gelecek vadettiği biliniyordu. Hatta kulüp içinde bazı isimler, Arda’nın “bir sonraki Modric” olacağına inanıyordu.
Arda’nın kendisi ise bu söylentilere oldukça olgun bir şekilde yaklaşmıştı. Sosyal medyada hiçbir paylaşım yapmadı, röportajlarda transfer sorularını nazikçe geri çevirdi. Yakın çevresine yalnızca “Ben Real Madrid’in oyuncusuyum, burada savaşmaya devam edeceğim” dediği öğrenildi. Bu söz, taraftarların kalbini kazandı. Madrid tribünleri onun adını daha sık duymak istiyor, Türk bayrakları artık Bernabéu’da daha çok görünüyordu.
Öte yandan Manchester United taraftarları ise sosyal medyada ikiye bölündü. Bir kısmı kulübün bu transfer girişimini cesur buldu, bir kısmı ise “zaten alamayacağımız bir oyuncuya neden zaman harcıyoruz” diyerek tepki gösterdi. Ancak herkes Pérez’in o cümlesini konuşuyordu. İngiliz yorumcular, “Bu söz Real Madrid’in büyüklüğünün özeti” derken, İspanyol basını “Arda Güler artık sadece bir genç yetenek değil, Madrid ruhunun bir parçası” yorumunu yaptı.
Sonunda hikâye, bir transferden çok daha fazlasına dönüştü. Florentino Pérez’in tek bir cümlesi, kulübün tarihine yeni bir satır ekledi. Arda Güler’in geleceği hâlâ yazılmakta, ama artık herkes biliyor ki o hikâye Madrid’de yazılacak. Çünkü bazı oyuncular satılmaz — onlar efsane olur. Ve Arda Güler’in efsanesi daha yeni başlıyor. Peki sizce bu hikâyenin sonunda Arda gerçekten Real Madrid’in tarihine adını yazdırabilecek mi?