Futbol dünyası sarsıldı. Real Madrid teknik direktörü Xabi Alonso, Türk medyasında ve İspanya’da büyük yankı uyandıran bir açıklama yaptı. Ünlü çalıştırıcı, genç yıldız Arda Güler’in Türkiye Milli Takımı ile antrenmanlara katılmasına kesinlikle izin vermeyeceğini duyurdu. Bu karar, yalnızca bir futbol meselesi değil, aynı zamanda milli gurur, oyuncu sağlığı ve kulüp öncelikleri arasında büyük bir tartışmanın fitilini ateşledi.

Basın toplantısında oldukça sakin ama gizemli bir şekilde konuşan Alonso, kararının nedenini şu sözlerle açıkladı:
“Bazı şeyler sahada değil, kulübün kalbinde korunur.”
Bu kısa ama derin anlam taşıyan cümle, futbol dünyasında bomba etkisi yarattı. Alonso tam olarak neyi koruyordu? Arda’nın fiziksel durumunu mu, yoksa Real Madrid’in geleceğe yönelik planlarını mı?
Arda Güler, Türkiye için sıradan bir futbolcu değil. O, milyonların umudu, yeni neslin idolü ve Türk futbolunun en parlak yıldızlarından biri. Onun her hareketi, her pası, her golü ulusal bir meseleye dönüşüyor. Bu yüzden Alonso’nun kararı Türkiye’de büyük tepkiyle karşılandı. Sosyal medyada binlerce paylaşım yapıldı, #ArdayaDokunma ve #MilliOnur etiketleri saatlerce gündemde kaldı. Birçok taraftar, Real Madrid’in genç futbolcuyu “sahiplenmek” adına milli takıma katılımını engellemesini büyük bir saygısızlık olarak gördü.
Ancak herkes aynı fikirde değildi. Bazı futbol yorumcuları ve sağlık uzmanları, Alonso’nun kararını destekledi. Arda’nın sezon başında yaşadığı sakatlıkların ardından fiziksel olarak tam hazır olmadığı, bu yüzden yoğun milli takım temposunun riskli olabileceği savunuldu. “Xabi Alonso aslında Arda’yı koruyor,” diyen yorumcular, oyuncunun uzun vadeli kariyerinin ön planda tutulması gerektiğini vurguladı.
İspanyol basını ise olaya tamamen farklı bir gözle baktı. Marca ve AS gazeteleri, Alonso’nun bu kararının aslında taktiksel bir hamle olduğunu yazdı. Haberlere göre, Alonso Arda’yı Real Madrid sistemine tamamen adapte etmeden dış faktörlerin etkilenmesini istemiyor. Bir kulüp yetkilisinin iddiasına göre: “Arda’nın gelişimi çok hassas. Xabi, onu Madrid’in yapısına tam olarak yerleştirmeden dışarıya açılmasını istemiyor.”
Türkiye’de ise eski futbolcular ve yorumcular karara sert tepki gösterdi. Bir eski milli kaptan, “Bir oyuncunun kalbi önce vatanı için atar. Hiçbir kulüp, o duyguyu engelleyemez,” diyerek Alonso’yu eleştirdi. Türk Futbol Federasyonu doğrudan isim vermeden yaptığı açıklamada, “Kulüpler ve milli takımlar arasında karşılıklı anlayışa ihtiyaç vardır,” ifadelerini kullandı. Fakat herkes kimin hedef alındığını biliyordu.
Bu olayın en zor kısmını yaşayan kişi ise hiç kuşkusuz Arda Güler oldu. Henüz 19 yaşında olmasına rağmen iki büyük dünyanın arasında kaldı: onu büyüten vatanı ve kariyerini şekillendiren Real Madrid. Arda’ya yakın kaynaklar, genç futbolcunun bu karardan dolayı “çok üzgün ama saygılı” olduğunu belirtti. Arda, Alonso’ya büyük bir saygı duyuyor ancak milli forma onun için tarifsiz bir anlam taşıyor.
Şu ana kadar Arda veya ailesi konuyla ilgili resmi bir açıklama yapmadı. Ancak bu sessizlik bile birçok şeyi anlatıyor gibiydi. Bazı taraftarlar, Arda’nın içten içe kırıldığını düşünürken, bazıları da onun profesyonelliğine ve sabrına hayran kaldı.
Öte yandan Xabi Alonso geri adım atmıyor. Tüm eleştirilere rağmen kararının arkasında duruyor. Onun liderliği hem övgü alıyor hem tepki çekiyor. Kimilerine göre Alonso, disiplinli bir vizyoner; kimilerine göre ise genç bir oyuncunun milli duygularını hiçe sayan bir otorite figürü.
Tüm bu gerginliğin ortasında futbol dünyası tek bir soruya kilitlendi:
Xabi Alonso gerçekten Arda Güler’i mi koruyor, yoksa Real Madrid’in çıkarlarını mı?